DB JUNK'ta kullanılan fotoğraflar ve içerik izinsiz yayınlanamaz...

Crans Montana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Crans Montana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.02.2011

Albüm gibi:)

Tatilin kötüsü olmaz çabuk geçer, damakta tat bırakır:) Sömestr tatili iple çektiğimiz dönemlerdir hep. Bol bol yemek yenilir, spor yapılır, aile ile güzel zaman geçirilir:) Bizim için tatilin anlamı sürü sepet arkadaşlarla gitmek yerine aile ile her anı birlikte geçirmektir. Bloglar amatör paylaşım alanları ve DB Junk izlerleri ile adeta aile olduğumuzu düşünüyorum:) Bu nedenle twitter'da sizlerden gelen yorumlar neticesinde tatil fotoğraflarından hafiften albüm kıvamında, sadece bir defalık bir post hazırladım:) 
Seviyoruz Crans-Montana'yı. Çok nostaljik, adeta 70'lerden kalmış gibi. Yaşlı nüfusun fazlalığından olsa gerek gerçekten de İsviçre 70'lerde donmuş kalmış. Bu havasını seviyoruz doğrusu... 
Bakmayın çok bol kar varmış gibi göründüğüne, 3000 metredeyim ve sabahın erken saatleri, ama toz kar filan yok tabii, zemin oldukça sert board'un tutunması çok kolay olmuyor...
Sabah çok erken saatler hafiften soğuk oluyor ama öğlene doğru çok ciddi sıcak, arada montsuz kaydığımda oldu.
Öğle saatlerinde yemek öncesi sütlü çay saatim geliyor:) Tıpkı kahve alışkanlığı olanlar gibi onsuz olmuyor. Öğle saatine kadar arka arkaya en az 2, 3 bardak:)
Fotoğrafları karışık yerleştirdim. Bir haftalık seyahatten kısa kısa... Ponpon'u her sabah kayak hocasına teslim edip öğle yemeği için restoranda buluşuyorduk. Akşamları da geleneksel İsviçre mutfağı ve İtalyan yemekleri tercih ettik hep.
Aşağıda Crans tarafında Le Chalet isimli restorana otomobili park edip yürürken... Ponpon'un zombie atkısı:) Ugg sevmiyoruz ya, bu da bizim kayak sonrası botlar. Hava cidden çok sıcak olduğu için ben de yolda ve Crans'da postallarımla idare ettim hep...

Le Chalet dekoru ve yemekleri ile geleneksel bir restoran... 
Klasik kırmızı beyaz kareliler:) Bu arada restoranın girişinde doldurulmuş bir ayı ve duvarlarda yine doldurulmuş hayvanlar vardı. Can çok etkilenip üzüldü tabii:( Fena bir görüntü gerçekten, mağaza vitrinlerinde bile dekor olarak kullanıyorlar ne yazık ki:(
Ponpon, baba ile peynir fondue söyledi...
Fondue ve peyniri çok sevsemde peynirin sıcak halini ne yazık ki yiyemiyorum. Yedikten sonra feci şekilde rahatsız ediyor ama bu arada bol kalorili bir seçim yaptım tabii:) Şinitzel çok severim, çok da iyi yapıyorlar:) Yemeğe başladıktan sonra çekmeyi akıl ettim: Tabak hafiften dağılmış durumda ama:)
Bol bol kayak yaparak eritmeye çalıştık yediklerimizi ama tatlılar kızartmalar ve öyle bir miktar yiyince ne yapsan olmuyor:)
Kayak yaparken güvenliğiniz için bütün önlemleri almak korkusuzca kaymanızı da sağlıyor:) İlk gün tutunamayıp bir takla attım ama korumalar sayesinde hiç birşey olmadı:)

Seyahate iki tip ceket götürdüm bu daha hafif ve ince versiyonu. Kumaşının şehirde de giyilebilir nitelikte böyle mat dokulu olmasını seviyorum.
Sütlü çay saati gelince kimse durduramaz:) 
 Kayakta giydiklerim de günlük hayatta şehirde giydiklerim gibi. Bilirsiniz alt üst, iç dış aynı renkleri hiç sevmeyiz. Tabii hepsinin kendi içinde renk uyumu olmalı. Sarı mor birlikteliğini çok severim:) 
Eldivenimin altına kullandığım bu yarım yün eldivenler ne kadar kullanışlı anlatamam:) Çok üşüyen biri olarak hem sıcak hissediyorum hem de kayak eldivenini çıkarıp kafede takıldığımızda sıcak kalmaya devam edebiliyorum:)
Öğle saatlerinde kar helva kıvamına gelmeye başlıyor. Ne yazık ki küresel ısınmanın etkileri:(
Çok güler yüzlüdür benim ashkimm :)

Ponpon'un kayak pantolonunun desenini sevdim. Her iki üç yılda yenilememiz gerkiyor sürekli büyüdüğü için. Ceketi ne yazık ki siyah oldu ama kendi çizdiği canavarlardan patch'ler yapmayı planladık:) Belki hatırlarsınız geçen IFW'de Günseli Türkay defilesinde deri etek ve elbisenin üzerindeki Ponpon'un çizimleriydi. Harika çiziyor gerçekten:)

Sweatshirt H&M erkek bölümünden, el koydum aslında, Haluku'nun tabii:)

Kayak sonrası en büyük eğlencemiz pastaneden harika tatlılarından almak oluyordu. Tabii bunlar bize yol, su, elektrik olarak geri döndü:) Basenlerde yağ diyelim, ama ben her yerden alıyorum, yüzüm tepsi kıvamına gelmek üzereydi tatilin son günlerinde:) Ponpon çok eğlendi bizimle:)

Sabahları Telecabin'de tatlımla sohbet çok keyifli:) 

Manzara ve hava nefissss ama çok üzücü Alplerde kar ciddi oranda azalmış. Bu mevsim hiç bu kadar az kar görmemiştik!..
Öğle yemeği için Cry d'Er de buluşuluyordu... 
Dağın tepesinde olmasına rağmen yemekleri cidden çok iyiydi...
Tatlımın kaskın içinde saçlar dağılmış, yorgun:) 
Polar üzeri t-shirt ve onunda üstü gömlek, kat kat giyinmeyi seviyoruz:)

Yine Haluku'dan ödünç sweatshirt H&M...
Snowboard yapmanın en güzel taraflarından biride yumuşacık ayakkabıları:) 
Ponpon'umuzu da korumayı ihmal etmiyoruz tabii. Düşmeye karşı her türlü güvenlik önlemi alıyoruz:)
Fotoğraflar Haluk, Deniz Berdan

10.02.2011

İncecik, yumuşacık, mat deri; 'Kaçırılmadı tabii:)'

IFW defilelerine kısa bir ara verip aldığım şey henüz tükenmeden size tanıtmak istedim.
Seyahate çıkmadan iki gün önce kalın kazaklar almak için Topshop'a gitmiştim ki üzerimdeki incecik,  yumuşacık, mat deri, asker parkası ile karşılaştım. Kaçırılmadı tabii:) 
 Üstelik deriyi modifiye etmek işin en keyifli kısmı ve adeta bizim uzmanlık alanımız:) Tatil öncesi vakit bulamadım kişiselleştirmeye ancak dönünce ilk iş desen çalışması yapılır:) 
Arkasına Edward Scissorhands'i çizmeyi düşünüyorum:)
 Yolda kullandım ama dağda kullanacağım aklıma gelmemişti doğrusu. Hava o kadar sıcak ki, bu incelikte bir deri ceketle dolaşabilmek mümkün. Normalde kayak sonrasıda akşam yemeğine kadar kayak kıyafetlerimi çıkarmaz sıcakcacık dolaşırdım onların içinde ama bu defa hava cidden sıcak.
Kayak sonrası istikamet pastane tabii:)
İşte bu tuiles'lerin hastasıyım. Tatil sonuna kadar hergün tüketmekten kendimi alıkoyamıyorum doğrusu. Napalım, yemek yemek dünyanın en büyük zevklerinden. Arada kaçamak yapmadan olmaz. Gerçi, biz hafiften kaçamakların dozunu kaçırdık ama dönüşte sıkı bir beslenme programı ile dengeleriz:)
 Bir de şu aşağıdaki limonlu tartlar yok mu? Offffffff:)))