DB JUNK'ta kullanılan fotoğraflar ve içerik izinsiz yayınlanamaz...

10.07.2010

Dejavu

Jean Paul Gaultier ile 1940'lardan klasik Parisian...
Yarasa kanadına benzer güçlü omuzlar...
Bu omuz formunu belki pek çok tasarımcı kağıt üzerinde çizebilirdi. Peki ya çözümü ve uygulaması? 
İşte bunu ancak JPG gibi yaratıcı tecrübe, öngörü, malzeme, kalıp ve dikiş bilgisi olabilen biri kusursuzca gerçekleştirebilir.
Bütün kış giydiğim halada giymeye devam ettiğim file çoraplar gelecek kışa ne çok var:) Yaşasın:)
JPG'de hemen tüm giysilerle kullanmış. Eyfel desenli file çorap çok güzel değil mi? Bakın demedi demeyin file çorapların altına giyilen desenli veya bizimde giydiğimiz gibi yırtık üzerine file gibi çift çorap giymek hiç de fena fikir değil aslında, öyle değil mi? :) Farklı renlerde de kombine edip giysinize hareket katabilirsiniz üstelik:)
1940'lardan futurizm yorumu...

Jean Paul Gaultier, defilesinede çıkardığı burlesque show sanatçısı Dita Von Teese'den etkilenmişe benziyor...
Hepburn havası...

 Dita Von Teese'in üzerinde iskelet yapısını andıran parçaya bayıldım, dapdaracık pudra rengi bir elbise üzerinde giyilebilir olurdu:)



8.07.2010

Süper düper:)

Iris Van Herpen'in supersonic koleksiyonlarını önceki postlarımdan hatırlarsınız. Ayakkabılarıda en az giysileri kadar farklı ve geçmiş koleksiyonlarını bilen biri gördüğünde 'evet işte Iris Van Herpen çizgisi' denilebilecek kadar belirgin. Ben yine çok sevdim:) 


Ayakkabılardan sınırlı sayıda 'sadece 240 çift' üretilmiş...
Ortalama fiyatları ise 1000 Euro olacakmış...







7.07.2010

Kar adam Yeti...

Givenchy'nin couture koleksiyonunu gördüğümüzde aklımıza gelen ilk şey Kar Adam Yeti oldu:) 
Bu iki modele gerçekten bayıldım, sınırsız bütçemiz olsa kaçırmazdım doğrusu:) Ama nerede giyerdin deseniz işte orası tam bir muamma:) Ama ceketin arkasının güzelliği...
Önyargılı olmamalı, sevmediğimi düşündüğüm dantel ancak bu kadar güzel olabilir...
Yeti olayına buyrun bakalım. Formlar, olduğundan uzun görünümlü, tüylü kollar, bacaklar...
Haksız mıyım? :)



Yaldır gibi hiç değil adeta metal yığını gibi görünmesini ve özellikle ceketin arkasını çok sevdim:)


6.07.2010

pin-uppin-uppin-uppin-uppin-uppin-up

Tamam evet itiraf ediyorum, ben hobileri konusunda obsesif bir karakterim:) Nasıl 3 yıl önceden 76 kuşağı punk, futurizm ve 3D'ye takıldıysam şimdide pin-up çıktı başıma:) Napalım farklılıklarımız ve seçimlerimizle varız şu dünyada, kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil aslında, öyle değil mi? 
Aman yanlış anlaşılmasın, olumlu yada olumsuz yorum yapmadan geçmeyin lütfen:)
Çok sevdiğim eski arkadaşım Moda tasarımcısı Müge Ersin beni kırmayıp yorumunu katarak bir  pin-up yaptı:) Ben bayıldım:)

Müge'nin kimseye benzemeyen kendine özgü bir çizgisi var.
Yüksek belli dapdaracık eteklerin üzerinde bol t-shirt ve bluzleri çok seviyoruz:)

Biliyorum çizgililer biraz geniş gösterebiliyor ama olsun yine de çok seviyorum:)


5.07.2010

Kikikikikikikikikikikkikkikikkikikikikikkikki...

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Sahne Kostüm Tasarımı mezunu Founta Günem'i hepimiz Kiki Design olarak tanıyoruz. Lakabı Kiki olan Founta Günem ile ilk defa bu yıl Galata Moda haftasında tanıştım ve vuruldum espri anlayışıyla hazırladığı tasarımlarına:)
Blogumu takip edenler bilir, bir süredir Pin-up kıyafetleri sayıklayıp duruyordum:) Galata Moda'nın kapısından girer girmez çarptı beni Kiki:) Desenlerini çok sevmiştim, sıcacık karşıladı:) Derdimi anlattım hemen, kalbimdeki eteğin nasıl olduğunu:) Hemen ölçüler alındı, kendi espri anlayışınıda katarak şeytan kuyruğu olan pin-up eteğimi hemencecik yapıverdi:)
Kiki, Moda tasarıma New York'ta bir tasarımcının yanında staj yaparak başlamış. Kısa bir sürede Hüseyin Çağlayan'a da asistanlık yapmış.
Kemere dikkat:) ONE HELL FOR SECURITY...
Şeytan kuyruğu çok sempatik:) El işçiliği desenlerini de çok sevdim:)
Bir de ceket aldım Kiki'den çok tatlı, onda sadece renk değişikliği yaptık:) Önümüzdeki günlerde onunla farklı bir post yapacağım elbette:)

İhtiyaca yönelik rahatlık...

Beykent Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü mezunu Önder Özkan'la Facebook'da tanıştık. Tasarımcı olduğunu ve çok sevdiğimiz butik Bebek Midnightexpress'te koleksiyonu olduğunu öğrenince buluşmaya karar verdik...

Önder koleksiyonunu anlatıyor: 'Ben koleksiyon çalışırken ticari olarak şehirli bireylerin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyorum . Bu aslında zor ve hassas bir denge, süreklilik gerektiriyor.'



Önder : 'Koleksiyonlarımda daha çok güçlü ve kendi tavrını duruşunu bilen kadın bireylerden ilham alıyorum.'





Önder bize kendisini anlattı...
'Günder işbirliği le gerçekleşen 5.ci Deri'signer Deri Tasarımcıları Yarışması'nda 3. oldum. Akabinde Londra'ya eğitim ve iş amaçlı gittim. Üç sene Londra deneyimim Central Saint Martins'de eğitim programlarına katılmam ve Punkyfish İngiliz markasıyla çalışmam bana baskın sokak moda ve yaşam kültürünü anlama analiz etme imkanı verdi. Londra'da iki delife yaptım. Biri Türk Festivali'nde diğeri de Britanya Kanserli Hastalar Derneği yararına. 
Bir ay Pepe Jeans'in erkek giyim departmanında workshop çalışmasına katıldım. 2002'den beri ağırlıklı ihracat firmalarında tasarımcı olarak servis veriyorum. En son ağırlıklı İngiltere piyasasına çalışan Sourcing firması CherryfieldSesby'de, iki yıl Bangladeş ve Londra'da iş deneyemime devam ettim. 2009 Ağustos ile birlikte kendi koleksiyonumu yapmaya başladım.'

2.07.2010

Yuppiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii:)

Ve sonunda Beg St Benoit'ten mezun oldu:)
Aslında mezuniyeti için nefis bir elbise çizmişti ama dikmeye vakit olamadı. 2 gün önce V2K'dan Betsey Johnson elbiseyi aldık. Tadilatla değişiklik yaptırmak istedik tabii:) Elbisenin kabarık kısmı kalçadayken bele taşıdık ve tül kısmını ortaya çıkarmak içinde pembe kumaşı daha kısaltalım şeklinde terziyle anlaşıp çıktık V2K'dan. Dün elbiseyi 14'te teslim edebileceklerini söylediler ancak 18.30'da ancak alabildik. Elbise geldi felaket bir tadilat yapılmış bel aralıklarla tutturulmuş sarkıyor, eteğe dokunulmamış ve yarım saate evden çıkmamız gerekiyor. Neticede normal bir davet değil prom night:) 
Aldım elime iğne, iplik makas giriştim elbiseye:) Fena da olmadı hani, biz çok sevdik:)
Gitmedi tatlım öyle kuaföre makyaja filan:) Görmeniz lazım kızlar koca kadınlar gibi saçlar, makyajlar şaşırdım ve üzüldüm doğrusu, halbuki bu yaşta ciltler taptaze ve en güzel yıllar, ne gerek var onca şaşa ve ağır makyaja...
Tatlışımızla gurur duyuyoruz:)