DB JUNK'ta kullanılan fotoğraflar ve içerik izinsiz yayınlanamaz...

9.04.2012

İşte Bu Türk Moda Tasarımcısının Hastasıyızzzz...

DB Junk'ı en baştan beri takip edenler bilir Aslı Filinta'nın bizim kalbimizde bambaşka bir yeri olduğunu. Onu tanıyıp tasarımlarını görüp bir de onun ağzından hikayesini dinleyenin ona hayran olmaması mümkün değil. Bilirsiniz abartıları sevmem, yersiz övmeler, yağlar yapmam ve mümkün olduğunca pozitif olmaya çalışsamda tarafsız yorumlar yapmaya gayret ederim. Aslı Filinta'nın koleksiyon hikayeleri sebeplendirmeleri, özellikle gerçek üstücülerin bayılabileceği objektifi dünyada çok az rastlanır nitelikte. 
Bu moda tasarım konularında onuncu sezonu ve Türkiye'den çıkan en kabiliyetli moda tasarımcılarından olduğu halde konu ile ilgili olanların bile yeterince tanımıyor olması anlaşılabilir gibi değil! Dünyada onu bilen biliyor, IFW'de bir defile bile yapmadığı halde yabancı basın her gelişinde ilk onu bulup röportaj yapıyor. Onun değeri Türkiye'de bilinmiyor ama neyseki yabancılar açığı kapıyor. Peki aslında girmesi kolay olmayan global pazarda değeri olan ve iyi işlere imza atabilen Aslı'yı Türkiye neden tanımıyor. Çoğunlukla çok gereksiz 'modacıları' - modacı deyince aklıma esnaf gibimsi bir meslek geliyor :P- yere göge koyamayan yayınların yaklaşımı, satın alımcıların marka stratejileri de etkili olabilir belki... 
Fotoğraftaki sweatshirt elbisenin dokusunu kol ve omuz detaylarını; kollarındaki puantiye ve karenin aynı parçadaki uyumunu sevdik...
Aslı Filinta tasarımları çok katlı mağazalarda moda dünyasının en önemli isimlerinden Vivienne Westwood'la, Commes Des Garçons'la aynı bölümde yer alabilir nitelikte. Üstelik birkaç sezon önce Aslı; Commes des Garçons için de bazı parçalar tasarlamıştı.
Gömlek elbisenin yumuşak kumaş dokusunu, kol detaylarını ve özellikle transparan görüntüde opak altın görünümünün jean ile modern görüntüsünü sevdik...
Aslı gerçekten de inanılmaz sıcak, güzel ve enerjik. Ağzınız açık hayranlıkla hikayesini dinlerken enerjisi karşısında büyüleniyorsunuz. Bakmayın burada minyon gibi göründüğüne adeta model gibi uzun ve incecik...
Koleksiyonun ismi 40 gün 40 gece...
Aslında üzücü bir hikayesi var; Herşey Aslı'nın bir sahaftan aldığı kitaptaki gerçek hikaye ile başlıyor. Sultanı eğlendirmek için 40 gün 40 gece eğlenceler düzenlenirmiş. - Sultanın çocuğunun sünnet düğünü de olabilir- Sultan kendini eğlendirmek için düzenlenen eğlencelerden artık o kadar sıkılırmış ki hapisaneden giydirilip getirilen suçluyu kafasına taşla vura vura öldürdükleri de olurmuş! Bu hikayenin resmedildiği desenleri koleksiyonun çeşitli parçalarında görebilmek mümkün. Hikayenin üzücü olması nedeniyle Aslı çok anlatmayı tercih etmiyor ama tabi bizi en çok ilgilendiren ve heyecanlandıran koleksiyonun çıkış hikayesi olduğu için paylaştı. Herşeye rağmen desen çok başarılı resmedilmiş.
Koleksiyonun bazı parçalarında ve bu elbisenin dirsek kısımlarında dirsek yerlerinin bırakılmış olmasını sevdik...
Yukarıdaki dirsek kupu, bu defa pantalonda diz yeri olarak yapılmış...
Deseni burada daha detaylı görebilmek mümkün...
T-shirt eldiven detayları tatlı olmuş. Bu fikir Aslı'nın aklına çok soğuk bir günde eldivenlerini kaybettiğinde bir ihtiyaçla bağlantılı çıkmış...
Şov parçalarından...
Yakadan çıkan kollar çok iyi fikir...
Omuz, kol ve etek ucundaki siyah detayların desenle kontrast oluşturmasını sevdik...
Elbisenin etek uçlarından çıkan kollar farklı durabilirken tasarıma verdiği volüm ile rahatlıkla giyilebilir parçalardan olmuş. Sağdaki çift bacak pantolon şov parçalarından...
Aslı sempatik olduğu kadar çok da alçak gönüllü...
El işi yün kazağın üzerine kaplanmış transparan detay...
Eldiven cepler; ceket ve şortlarda da yer alıyor...
El işi örgü kollar gömlekte...
Gömleğin arka detayını sevdik çok...
Herşeyi ile bütün bir koleksiyon olmuş...
Fesin tatlı bir yorumu...
Fotoğraflar Deniz Berdan
Aşağıdaki davetiyede Women's wear sırasında Aslı Filinta yer alıyor. Çok da iyi bir showroom. Aslı Filinta üretimi Türkiye'de yapıyor. Aslı'nın koleksiyonunun içinde olduğu bavulu Şubat ayında THY kaybetmiş ne yazık ki! Bavul bulunamamış!!!
Daha fazla Aslı Filinta için tık tık...

6.04.2012

Son dönemlerin yetenekli gençlerinden Ece Gözen...

Genç moda tasarımcısı Ece Gözen ile sizler için bir araya geldik. Ece'yi tanıyanlarınız olabilir ama çok yakında sık sık başarıları ile adını duyabileceğiniz genç yeteneklerden. 
Genç moda tasarımcısı dendiğinde ilk akla gelen daha çok işin fikirsel yönü olup işçilik ve malzeme seçimi konuları daha ikinci planda kalan ve gelişmesi gereken konular olarak bakılır. Ancak Ece'nin tasarımlarının en çarpıcı taraflarını oluşturan adeta yıllardır bu işin içindeymişçesine mükemmele yakın işçilik ve malzeme seçimi şaşırtıyor.
Tabi bunda Hakan Yıldırım gibi ustanın yanında 3 yıl asistan tasarımcı olarak çalışmanın etkisi de çok büyük. Herşey bununla da bitmiyor Ece; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı bölümüne  özel yetenek sınavında 1.'lik derecesiyle girmiş. Aynı zamanda Koza yarışmasında Yansıma konseptli koleksiyonu ile üçüncülük almış... 
Ece'nin özellikleri ve yetenekleri saymakla bitmiyor, şimdi hedefi LCF'de Master yapmak. Öyle ki LCF'den burs almaya da bakıyor. Ece'nin koleksiyonunu, ondaki ışığı ve heyecanı gördükten sonra burslu çok rahat girebilir diyebiliyoruz...            
 Ece Yansıma konseptli koleksiyonunu şöyle anlatıyor; Koleksiyona ilham veren öğe; suların dingin derinliğinde reflektör özelliği ile parlayan canlı formlar. Siyahın sakinliğinin yanında, neon yansımalarla kendini belirten kontraslığın içindeki uyum, çıkış noktası. Bu algının koleksiyona aktarılışı; kup oyunlarına canlı organizmaların bedenlerinin taşınmasıyla olmuş. Siyah ve neon renklerin yansıtıcı reflektör kumaşı ile birlikteğindeki seçici uyum tasarımların renk özelliğini belirlemiş.
 Bu canlı formların hem formsal özellikleri tasarımların özelliklerini belirledi, hem ben bunların fiziksel özelliklerini reflektörleri tasarımların üstünde kullanarak onları yansıtmış oldum.
Biz tabi koleksiyonu kendi şartlarımızda evde amatör olarak çektik ancak yakından bakıldığında ve doğru ışıkla Ece'nin doku verdiği geometrik şekillerin çok net bir şekilde yansımasını görebilmeniz mümkün...





Ece'nin diploma projesindeki konsepti 'İlüzyonal Ahenk'

Koleksiyonun çıkış noktası, M.C. Escher’in  matematik ve geometriyi sanatına aktarışı.
Alınan ilham, Escher’in belli başlı çalışma yöntemlerinden olan ‘tessellation’ mantığı ele alınmış. Üç boyutlu 3D küpler esas alınmış ve geometrik biçimler tasarımlara dönüştürülerek yeni formlar elde edilmiş. Kıyafetlerin iç içe geçmiş farklı beden formları gibi algılanıp aslında tek parça gibi oluşu fiziksel yanılsamayı simgelemekte... 
 Ece ; Escher'in geometriyi sanatına işleyişinden yola çıkarak ve onun 3D küplerini ele alarak bir koleksiyon yarattım. 3D küpleri lazer tekniğiyle tasarımlara yansıttım. aynı zamanda küplerin bazı yerlerinde reflektör kullanmam zaten 3 boyutlu olan küp görünümünü daha da orta plana çıkardı. Renklerle ve formalarla aslında gerçekten de ilüzyonel bir bütünlük yaratmak istedim. aynı zamanda escherin işlerinde ki fiziksel yanılsamayı da tasarımlarıma yansıttım. şöyleki; mesela siyah elbiseye baktıgımızda bir gömlek yakası gibi geliyor pat gibi devam ediyor ve bel kısmında ve omuzlarda ise ceket formu görüyoruz ve transparan kısım asagıda da devam ediyor sanki içine transparan bir sey varmıs gıbı ve butune baktıgınızda aslında bu bır arkadan fermuarlı bir elbise. ya da sıyah cekete bakın yıne gomlek yakası gıbı gelıp yelek formunda kuplar bırbırne baglanıyor ve bu da bır ceket gibi gibi...


Ece Mimar Sinan'dan henüz bu yıl mezun olasına rağmen çok yol kat etmiş çok zeki, pırıl pırıl bir genç yetenek...
Ece'nin  illusional harmony koleksiyonu Mimar Sinan'dan diploma projesi...
Daha fazla Ece Gözen için tık tık...

19.03.2012

Gecikmeli Yeni Yıl Kararları ve bir soru...

Laptopum kaybolmadan önce fotoğraflarını yerleştirdiğim ama sonradan yayınlamaktan vaz geçtiğim bir post daha. Bu fotoğrafları Yeni yıl kararlarım için kullanmak istemiştim. Ne kararları alabildim ne de niyet ettiklerime başlayabildim. Ama hiç birşey için geç kalınmış değil öyle değil mi?:P Neredeyse Nisan ayı geldi ama bu yılın kararlarını mantıklı ölçüde alıp, uygulamaya başlama kararı aldım. En azından bir karar alınmış oldu, elde var bir:) Niyet etmek de önemli öyle değil mi?
Şimdi listem şöyle;
Düzenli spor yap, -dün başladım:)-
Daha sağlıklı beslen, -yine dün haftalık bir liste yaptım ve başladık:)-
Arkadaşlarına zaman ayır daha sosyal ol, 
Kafaya takma, 
Sorunu belirle, 
Daha empatik ol, 
Daha erken yat, 
Övgü takdir bekleme kimsenin yaptıklarının farkına varması gerekmiyor, 
Gerektiğinde yardım iste, 
Eğlenmeye zaman ayır, 
Daha sık gülümse, 
Sonuçları fazla önemseme,
Daha olumlu eleştiriler yap.......
Bu liste uzar ama niyet önemli, geç alınmış yeni yıl kararlarının ilkini dün uygulamaya başladım. 
Spora yaklaşımım ise şöyle;
Deniz Berdan
 Deniz BerdanBiliyorum çoğunuz beni deli gibi spor yapıyor bilirsiniz ama itiraf; iki yıldır spor yapmıyorum! Evet bu yıl da 15 gün sabahtan akşama board yaptım, tatilde yüzdüm ama düzenli spor yapmadıktan sonra bu tip sporlar çok sağlıklı olmadığı gibi koftilikten gelen sakatlanmalar yapabiliyor. Beni kurtaran geçmişte profesyonel spor yapmış olmam. Yoksa bir andan kaslara yüklenmek hiç doğru değil.

11 yıl spor ve sağlıklı beslenme form dergisi Health&Shape'i yayınlamış biri olarak normal bir insanın sporla ilişkisinin haftada üç gün birer saat abartılı olmayan sporlar olması gerektiği görüşündeyim. 
2 yıl önce annemin hastalığını öğrendiğimde bırakmıştım sporu ama onun öncesinde çalışma programım aynen şöyleydi; Haftada üç gün birer saat kas yoğunluğumu korumak ve iyileştirmeye yönelik hafif ağırlık çalışması. Öncesinde ısınma amaçlı yürüyüş.
Bir de size birşey sormak istiyorum; Benim uyguladığım spor ve beslenme programını merak edip takip etmek isterseniz, veya birlikte uygularız derseniz diğer blogum http://dbskinnycook.blogspot.com/ da yayınlamayı planlıyorum ne dersiniz?

 Deniz BerdanFotoğraflar: Cengiz Dikbaş