DB JUNK'ta kullanılan fotoğraflar ve içerik izinsiz yayınlanamaz...

26.10.2012

Sahne mi Şovdan, Şov mu Sahneden!...

Bu yıl İkea’nın ev tekstili ile değişim yılı olması nedeniyle yaptığımız İkea Kostüm performans şovunun hazırlıklarını paylaşmak iistedim sizlerle. Hangi fikirlerle yola çıktık? Nasıl hazırlandık? Merak edenler için hazırlık görüntüleri ve kısa detay anlatımları için birkaç post hazırladım:)
Proje kostüm ve sahne enstelasyon çalışması olarak iki kısımdan oluşuyor. Bu iki kısım birbirini destekleyen ve tamamlayan nitelikteydi. bu nedenle de aynı derecede önem taşıyordu bizim için. Begüm'le işlerimizde hep bir iş bölümü yaparız. Beg bu defa daha çok sahne kısmını üstlenirken ben de kostüm işini üstlenmiştim. Bir proje geldiğinde en sevdiğimiz kısım başlangıçtaki proje geliştirme, fikir ve tasarım aşaması oluyor:)
Artık herşey bittikten sonraki son kare aşağıda ama öncesini merak edenler için bu postu hazırladım:)
Aşağıda şovdan bir gün önce artık son hazırlıkları yaparken...
Alternatif malzemelerle çalışmayı sevdiğimizi az çok tanıyanlar biliyor ama bunca malzemeyi sınırsız kullanma fikri bizi çok heyecanlandırdı. Önerimizle de proje gelişti ve bir kostüm performans show’a dönüştü. Sağda Beg kendini kaptırmış gidiyor:) Şovda olamadı ancak atölye kısmında bolca yer aldı:)
Projeyi oluştururken ilk olarak İkea tekstil ürünlerinin fotoğraflarını çektik ve bize en çok uyan desenleri belirledik. Bu projenin yıldız ürünü ise bu surat desenli kumaş oldu. Genel olarak hem kostümlerde hem de sahnede ağırlıklı olarak kullandık. Onu destekleyen diğer geometrik kumaşalarda desen birlikteliğine çok uygundu ve hiç zorlanmadık:)
Bizim üstlendiğimiz 25 m2'lik sahne dekoru sonradan monte edilebilmek üzere parçalardan oluşuyordu. Bunlar üzerinde daha çok yatık bir şekilde çalıştık. Kolaj mantığı ile tasarladığımız sahneyi yaparken atölyemizde Cuma usta ve Adem ile çalıştık. Baksanıza sağdaki şifonyerin kaplamasına:) Şahane değil mi? Evinde al kullan, nasıl farklılaşmış, zenginleşmiş:) Fikirlerimizi hayata geçiren bu iki değerli insana buradan teşekkür ediyoruz:)
Parçalar bir araya gelince gerçekten şahane bir tablo oluştu. Binlerce çiçek, yumuşak oyuncak ve karton bardak gibi pekçok malzeme çok miktarda kullanıldı...
Aslında ev dekorasyonunda ortama en çok sıcaklık katan malzemelerden biri ev tekstil ürünleridir. İkea’nın ev tekstil ürünleri ile evinize hayat getirin projesini en eğlenceli şekilde yansıtmayı planladık. 
Yeri siyah beyaz seramik karolarla döşedik...
Şovdan sadece yarım saat önce:)
İkea'ya girdiğinizde belki birçoğunuzun dikkatini çekebilecek lambalardan biridir altta soldaki, sağda ise bizim o lambadan yola çıkarak hazırladığımız kostümün backstage görüntülerinden:)
Aşağıdaki sehpa yine bizim çok beğendiğimiz tasarımlarından biriydi ve biz ondan yola çıkarak sağdaki kostüm ile yorumladık...
Aşağıdaki saati puantiyeli kolsuz form ile yorumlamıştık:) Sağdaki plastik banyo perdeleri ise ilham veren malzemelerden:)
Bu yumuşak oyuncakları sahnede, kostümde ve koltukta 1500 adedin üzerinde kullandık:)
Dalmaçyalılar kürklü ceketimize ilham olurken kafaları ise yakamızdaydı:) Sağdaki bardaklar ise bir kostüme işleme oldular:)
Soldaki oyuncaklar işlenirken sağdaki karton bardakları sprey boya ile boyayıp sahnede kontür olarak kullandık. Ayrıca kapıyı vurgulamak için de adeta spot etkisi yarattılar:) 800 adet karton bardak kullanırken onları metalik altın rengine sprey boya ile boyayıp yüzeye vidaladık...
Her proje için öncesinde mutlaka fotoğraf çekiyoruz. Ön araştırmamızın birinci aşaması fotoğraflamak...
Bu kek kalıplarını elbiselerde tıpkı kumaş gibi kullandık...
Banyo paspaslarından hazırladığımız sweatshirt elbise tamamen elde dikildi:)
Sahnede ne kostümde 1500'ün üzerinde çiçek kullandık ve sağdaki postları boyayarak hem sahnede hem de kostümlerde kullandık:)
fotoğraflar Deniz Berdan

18.10.2012

Özledim çok:)

Aylardır ihmal ettiğim ama hiç aklımdan çıkmayan, fırsat bulup şöyle rahat bir post girmeye hasret kaldığım blogum, canım takipçilerim ve arkadaşlarım çok özür dilerim gerçekten.
 Söz veriyorum çok yakında bütün araları kapatıp çok daha düzenli ve güncel postlarla, hatta sizlerin katılımlarıyla yine devam edebileceğim DB Junk'a :) Yok gerçekten söz ben de özledim çok:)
Biz buradan görüşmeyeli o kadar çok şey olduki! Nereden başlasam hangi birini anlatsam!
Yakından takip edenler bilir markamız DB Berdan Yaz 2013 Koleksiyonumuzla Londra Moda Haftasına katıldık ve şahane geri dönüşler aldık. İkea için şahane bir Kostüm Performans şovu hazırladık. Collezione için koleksiyon tasarladık. Bu arada hergün TV programı yapıyoruz vs. Hepsini buradan backstage fotoğrafları ve detayları ile paylaşacağım. 
Bugün ateşle ve hastalıkla bir güne uyanıp DB Junk'a yazı yapmaya karar verdim ve gerçekten günüm aydınlandı:)
Bu arada bu konuya şöyle bir fotoğraf ilave ettim:) LFW defilesi için gittiğimizde iki yarım günümüz vardı alışveriş için. Biz de daha çok vintage butiklerde değerlendirdik hakkımızı ve tabi şahane ganimetlerle üstelik fazla para harcamadan döndük:)
Ceketimi oxford'da bir Vintage dükkanından 25 Pound'a aldım, çok güzel değil mi? Ganimet gerçekten:) 
Ayakkabım Office, Pantolon Topshop...
Desteklerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum tabi:)
Bu arada bakmayın yukarıda havalı duran fotoğrafa şu an salya sümük yanımda tuvalet kağıdı yazıyorum size:P

15.09.2012

Yummy Gummy...

 Rocco markası yeni sakızı Pop sakız için bu teklifle bana geldiğinde kokulu ve çiğnemeye müsait kıyafetler yaratma fikri çok eğlenceli geldi:)))
Takip edenler bilir tasarımlarımızda alternatif malzemeler kullanmayı çok severiz. Organik maddeleri üstelik de yenilebilir olanları kullanmak daha da heyecan verici. Rocco Pop Sakız bu projeyi bana önerdiğinde hiç düşünmeden evet dedim. Çünkü sakızlar tıpkı işleme yaptığımız ve gelecek sezonde da moda dünyasın da güncel ve gündemde olan inciler gibi yuvarlak ve rengarenk canlı renklerden oluşuyor. Üsteklik de retro bir görüntüye sahipler. Bizi yansıtabilen eğlence teması sakızdan kıyafet yapılmasına ilham oldu:))
Tasarımların çizimlerinin yapılıp, kalıplanıp ve dikilmesi bir hafta kadar sürdü. Ancak şlemelerinin yapılması 3 haftayı buldu diyebilirim. Neticede organic bir malzeme. Hepsi tektek delşinip eldiven kullanılarak soğuk bir ortamda işlendi. İşleme kısmında 3 işlemeci her bir elbise için ayrı ayrı çalıştı. Rocco bana kıyafetleri yaratabilmem için 3 farklı pop sakızdan toplam 2500 civarı sakız yolladı. Atölye mis gibi koktu bu yüzden:))


  Alternatif malzemeler, farklı materyaller tasarımcılar için çok önemlidir. Tasırımcıyı geliştirir ufkunu açar, vizyon ve yeni fikirler verir. Bizim içinde öyle oldu. Rengarenk sakızlar bu anlamda işimizi kolaylaştırdı. Birde farklı duyulara hitap ediyor olmakta önemli. Kıyafetlerimiz çok güzel kokuyorlar öncelikle. Ayrıca üç boyutlu olmaları da işi enteresan kılıyor...





   





 



Ekip super duper:)))
Fotoğraflar Cengiz Dikbaş

15.08.2012

Alexander Wang çanta severlere...

İlk çıktığı günden beri çoğumuzun gerçekten de kalbini kazanan Alexander Wang çantaların Kış 2012 modelleri Harvey Nichols'a gelmiş. Minimalist tasarımların en çok metal tabanlarını, sade ancak karakterli duruşunu sevdim. Üstelik kullanışlı olduğunu söylememe gerek var mı:))
Bu model hem kırmızı hem siyah renkte üretilmiş. Ben siyah rengi tercih ederim...
İlk ürettikleri çantalardan. O adeta bir Alexander Wang klasiği oldu...
Siyaha siyahtan çok gold veya silver alternatifleri modeli daha iyi ifade edip, daha çok anlatıyor.
Zamansız modellerden...

Güneş giren eve doktor girmez miydi?:)) 




1.08.2012

Dönem ayakkabısı gibi ama zamansız gibi de:)

 Fabrika çıkışlı ayakkabılara o kadar alıştık ki hepimiz. El yapımı gördüğümüzde farkını ve kıymetini daha çok anlayabiliyoruz. Değerleri korumak ne kadar önemli halbuki. Tekstil tasarım işleriyle ilgilenenlerde çok iyi anlarlar, şimdilerde iyi el işçiliği olan ustalar bulmak hiç kolay değil. Dünyada zanaat yükselirken bizler ne yazık ki sadece bizim ülkemize ait zanaatkarları, değerleri bile kaybediyoruz. Ne güzel el işçiliğine değer veren, mottosu bu olan ve teknolojinin getirdiği sıradanlığa karşı kararlı durabilen markalar...
İşte Artizen de onlardan biri...
 Ailece sinema günü yaptığımız bir haftasonu, Kanyon'da filmimizi beklemek üzere dolaşırken tanıştık Artizen ile...
 Dönem ayakkabılarını hep sevmişimdir ama içinde zamansızlığı barındıranlar hep favorim olmuştur:)
İşte Artizen'in sempatik sahibi çift Ayşe Nil ve Koray Çağlayan...
Fotoğraflar Deniz Berdan
Artizen hakkında daha çok bilgi için tık tık...